Güncel

694. HAFTA | “Susmayacağız affetmeyeceğiz vazgeçmeyeceğiz”

Cumartesi Anneleri 964. haftasında, 20 Temmuz 1992 tarihinde TKP/ML örgütlü militanı olduğu gerekçesiyle gözaltında kaybedilen Hasan Gülünay’ın akıbetini sordu.

İstanbul: Cumartesi Anneleri gözaltında kaybedilen yakınlarının akıbetinin açılması ve faillerden hesap sorulması talebi ile 694’üncü kez Galatasaray Lisesi önünde bir araya geldi. “Failler belli kayıplar nerede?” yazılı pankart açan ve karanfil taşıyan Cumartesi Annelerinin eylemine, Halkların Demokratik Partisi (HDP) milletvekili Oya Ersoy, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) milletvekili Sezgin Tanrıkulu ve çok sayıda kişi de destek verdi.

“Adalet beklemiyorum, burada oturmamın sebebi unutturmamak”

İlk olarak eylemde söz alan 1994 tarihinde gözaltında kaybedilen Kenan Bilgin’in kardeşi İrfan Bilgin, “694 haftadır burada oturuyoruz, burada oturmamızın sebebi adaletin tecelli etmesi. İnsanlarımızı kaybedenlerin, ortaya çıkarılıp yargılanması için oturduk.  Ama ne yazık ki bu ülkede adaletin tecelli etmesi çok zor bir olay ben öyle bakıyorum. Çok büyük adaletsizlik sarayları yapılmış, bununla övünen ülkeyi yönetenler ne yazık ki adaletin tecelli etmediğini kesinlikle görmediler. Bu ülkeyi yönetenler adalet sarayı  yaparak, övündüler. Bu ülkeyi yönetenler, büyük cezaevleri yaparak övünüyorlar. Biz 23 yıldır burada oturuyoruz. Bu insanlarımızı kaybedenlerin ortaya çıkarılmasını adaletin tecelli etmesini istiyoruz” dedi.

Hasan Gülünay dosyasında zaman aşıma uğramanın söz konusu olduğunu belirten Bilgin, “Biz zaman aşımını tanımıyoruz. Biz bitti demen bitmez. Bu insanların dosyaları kapatılamaz. Adalet beklemiyorum. Sadece benim burada oturmamın sebebi bunları unutturmamak” dedi.

“1992 tarihinde faşizm tarafından kaybedildi”

Hasan Gülünay ailesi adına konuşan Zeki Eyi, “Hasan Gülünay 1992’de faşizm tarafından kaybedildi” dedi. Gülünay’ı öğrencilerde, grevlerde, dürüst insanlara bakarak görünmeli diyen Eği, “Anne ben ölmedim, öğretmen Hasan’ın aydınlık yüzüyüm, işçi Hasan’ın ağız dolusu küfürüyüm” dedi.

“16 yıldır kılını kıpırdatmayanların yasaları sadece kendilerine mi işliyor yoksa”

Hasan Gülünay’ın kızının gönderdiği mektubu Nimet Tanrıkulu okudu. Tanrıkulu, “Sen bozuk düzene adaletsiz yaşama bir başkaldırı öyküsü oldun benim için. Yine bir Temmuz ayındayız. 26 yıldır her gün seni anlatmak işkencehanede yere düşürmediğin bayrağını devralmak demekti benim için. Seni anlatmalıyım ki yarım bırakılan türkün ülkemin uçsuz bucaksız her köşesinde koro halinde devam edebilsin. Sen tamamlanmayan bir notanın, bitmeyen bir senaryonun belkide anlattıkça anlamlanan en güzel yerisin” dedi.

26 yıldır Hasan Gülünay’in nerede olduklarını sorduğunu söyleyen Tanrıkulu, “4 çocuktan babalarını alıp kemiklerini bile çok gören bu sistemin hukuku nerede? Bize işlemiyor mu yoksa? Demokrasi çığırtkanlığı yapan 16 yıldır kılını kıpırdatmayanların yasaları sadece kendilerine mi işliyor yoksa. Aileler olarak verdiğimiz hukuk mücadelesine her seferin ‘de engel olan devlet ve onun aygıtları toplu mezarların açılmasına izin vermeyerek gerçeklerin ortaya çıkarmasından mı korkuyor? Faili meçhullerin sorumlusu olarak geçmiş yönetimi suçlayan 16 yıldır iktidar olanlar’da en az eski yönetim kadar suçlu olduğu gün gibi ortadadır” dedi.

Hukukun olmadığı bir ülkede Hasan Gülünay davasının zaman aşımına uğratarak Gülünay şahsında kayıplardan vazgeçmelerini istediklerini belirten Tanrıkulu, “Susmayacağız affetmeyeceğiz vazgeçmeyeceğiz!” dedi.

“Devlet, yükümlülüklerini yerine getirsin!”

Cumartesi Anneleri adına basın açıklamasını HDP İstanbul milletvekili Oya Ersoy okudu. Ersoy, “Uluslararası hukuka göre devletlerin, zorla kaybetme suçunu kendi vatandaşlarına karşı yaygın bir biçimde işlemesi ’insanlığa karşı suç’ teşkil eder. Bu suç hiç bir zamanaşımı kuralına tabi olmadığı gibi tüm devletler bu suçları soruşturma ve cezalandırmakla yükümlüdür. Başta gözaltında kaybetme olmak üzere insanlığa karşı işlenmiş suçların önlenmesi kolektif bir hafıza oluşturma ve hakikati bilme üzerine kurulu bir gelecek inşası ile mümkündür” dedi.

Gülünay ailesinin ve toplumun, Hasan Gülünay’ın gözaltında kaybedilme koşulları hakkında hakikati bilme hakkına sahip olduğunu söyleyen Ersoy, “Bu hak doğası gereği zamanaşımına tabi değildir. Gülünay dosyasında iç hukuka ve uluslararası hukuka uygun bir yargılama süreci gerçekleşinceye kadar bu dava bizim için kapanmayacak. Artık yeter! Devlet, gözaltında kaybedilenler için etkili bir iç hukuk yolu sağlama yükümlülüğünü yerine getirsin!” dedi.

Daha fazla göster

İlgili Makaleler

Diğer içerik
Kapalı
Başa dön tuşu