Emek

Çocuk işçiliği insanlık sorunudur

Çocuk işçilik yasaklanmalıdır. Çocuk işçiliğin yasaklanması için esas refomsal olarak atılacak bazı adımlar işçi sınıfının yararına olabilir. Çocuk işçiliğinin yasaklanması demokrasi mücadelesinin sonucunda mümkün olabilecek bir olgudur. Yoksulluk oranı çok ciddi bir boyuta gelen bir ülkede ekonomik temelli ortaya çıkan çocuk işçiliği, yine bunun bir parçası olan demokrasi mücadelesi içersinde daha da insani boyutlara getirilmesi sahiplenilmesi gereken bir taleptir

Çocuk işçiliği dünyada ve Türkiye’de ciddi bir sorun olarak karşımıza çıkmaktadır. Sanayileşen dünyada genel açıdan her sektörde yaşanan emek sorunu daha ucuz bir şekilde gidermek için başvurulan çözümlerden biri de çocuk işçi çalıştırmak olmuştur tarih boyunca. Çocuklar ucuz iş gücü adı altında büyük sanayilerde ve kayıt dışı olarak çalıştırılmaktadır. Çocukların fiziksel ve psikolojik gelişimini ciddi derecede etkileyen çocuk işçiliği dünyada oldukça yaygındır. Özellikle emperyalist-kapitalist sistemin yer altı ve yer üstü kaynaklarını hortumladığı, kapitalizmin çarpık bir şekilde ve yabancı sermayeye bağımlı olduğu ülkelerde bu sorun çok ciddi boyutlara evirilmiştir. Mesela Sahra çölünün güneyi % 21 oranla ve 59 milyon gibi son derece yüksek bir sayı ile çocuk işçiliğinin en yoğun olduğu bölgedir. Çocuk işçiliğini en yüksek olduğu bölge, içinde Türkiye’nin de bulunduğu Asya ve Pasifik’tir. Bu bölgede yaklaşık 78 milyon çocuk ağır ve tehlikeli işlerde çalışmaktadır. Kuzey Afrika ve Ortadoğu’da çocuk işçilik 9.2 milyon ile % 8.4’lük bir orana yaklaşmış durumdadır.

Genel olarak çocukların çalıştığı sektörler dünyada ve Türkiye’de benzerlik gösteriyor. Tarım, çocuk işçilik açısından genel anlamda dünyada çocukların çalıştığı sektörlerin başını çekiyor. Çocuk işçilerin % 59’u tarım sektöründe çalışmaktadır. Ülkemizde de çocuk işçilerin çalıştırıldığı en büyük sektör tarım sektörüdür.

Çocuk işçilikle mücadele genel hatlarıyla bakıldığında çocukların çalışmasının yasaklanması anlamına gelmemektedir. Birçok pedagog tarafından söylenen çocukların belirli oranlarda çalışmasının, fiziksel ve psikolojik gelişimleri açısından olumlu olduğu yönündedir. Çocukların ve ergenlerin fiziksel ve psikolojik gelişimlerine engel teşkil edilmeden, yapılacak işler kişisel gelişimleri açısından önemlidir. Okulun olmadığı dönemlerde çocukların çalışması hem kendi gelişimleri için önemli bir katkı sağlar, hem de gelecekte toplum açısından üretken bir toplum oluşturulmak için önemli bir yer teşkil eder. Ancak burada asıl sorun çocukların fiziksel olarak zorlayıcı, gelişimlerini engelleyici ve özellikle eğitim hayatlarını sınırlayan işlerde çalıştırılmalarıyla ortaya çıkmaktadır. Özellikle kayıt dışı ve tarım sektöründe çalışan çocuk işçiler eğitim hayatlarından arındırılıp, bütün zamanlarını çalışmaya ayırmak zorunda bırakılmaktadırlar. Bu durum; çocukları köleleştirmeye götürmekte, ciddi tehlikelere ve hastalıklara karşı karşıya bırakmaktadır.

Belirli çalışma biçimlerinin çocuk işçiliği olarak sayılıp sayılamayacağı belirli kriterler çerçevesinde tartışılabilinir. Çocuğun yaşına, yapacağı işin türüne, aldığı zamana göre değişir. Ama özellikle bizim ülkemizde ve benzerlerinde bu özelliklerin hiçbiri dikkate alınmıyor. Dikkate alınan tek bir şey varsa o da; kârlılık oranı ve sermayenin gelişimine katkısı! Gerisi laf û güzaf! Patronlar açısından bu konuda adım beklemek ve onlara duyarlılık çağrısı yapmak akıl kârı değildir elbet. Bu konuda kimi düzenlemeler yaparak, çocukların gelişimini engelleyici bu tür saldırılardan koruması gereken mekanizma devlet olarak görülmekte ve ondan adım atması beklenmektedir.

Devletin bu konuda zorlanması, patronlar üzerinde yaptırımlar yapması dayatılmalı ve bu konuda küçük kazanımların bile birçok çocuğun hayatını etkileyeceğinden bunun mücadelesinin kesinlikle küçümsenmemesi gereklidir. Aynı zamanda bunun işçi sınıfı mücadelesinin ayrılmaz bir parçası olarak görülmesi gerekir. Ancak asla devletin patronların korumalığını üstlenen bir yapı olmasından kaynaklı bu konuda hiçbir zaman “yetkili mercii” haline gelmeyeceği ve en az patronlar kadar (hatta dönemsel olarak patronlardan daha fazla) sermayenin çıkarını düşündüğünü unutmamak gereklidir. En az patronlar kadar devlet de çocuk işçiliği söz konusu olduğunda “çocuk düşmanıdır”!

 

Son yılda 319 çocuk katledildi

Ankara İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi, “Türkiye’de Çocuk İşçiliği ve Çocuk İş Cinayetleri Raporu”nu açıkladı. Rapora göre 2013’ten 2018’in ilk 5 ayına kadar 319 çocuk iş cinayetleri nedeniyle yaşamını yitirdi, 2014-2016 yılları arasında 13 bin 616 sigortalı çocuk işçi iş kazası geçirdi.

Çocuk işçi ölümlerinin en çok yaşandığı iller, mülteci nüfusunun yoğun olduğu Adana, Urfa ve Antep olurken ölümlerin en çok yaşandığı iş kolu tarım-ormancılık iş kolu oldu. Çalışması yasal olarak yasak olan çocuklar, tarım işçisi çocuklar ve stajyer-çırakların da eklenmesiyle Türkiye’de 2 milyondan fazla çocuk işçinin bulunduğuna dikkat çekilen raporda, çocuk işçilerin yüzde 80’inden fazlasının ise kayıt dışı çalıştığı dile getirildi.

Raporda, Sosyal Güvenlik Kurumu’nun (SGK) iş kazası ve meslek hastalıklarına ilişkin verilerinin çelişik olduğu ve TÜİK’in 2016-2017 yıllarındaki ılımlı azalış eğilimi ile çelişen güçlü veriler sunduğu dile getirildi. Rapora göre, 2014-2016 yılları arasında 13 bin 616 sigortalı çocuk işçi iş kazası geçirdi. Bu çocukların 145’i 14 yaşında, 1003’ü 15 yaşında, 4 bin 258’i ise 16 yaşındaydı. 2014-2016 yılları arasında iş kazası geçiren toplam çocuk işçi sayısındaki artış yüzde 80 oldu. İş kazası geçiren çocuk işçilerin iş kazası geçiren sigortalılar içerisindeki oranı da bu yıllar arasında sürekli artış gösterdi. Çocukların katledilmesinden başka bir şekilde de şiddet kendini taciz olarak gösteriyor. Özellikle hizmet sektöründe çalışan çocukların fiziksel ve cinsel tacize uğradıkları da raporda ortaya çıkmakta.

Raporda da görüleceği gibi çocuk işçilerinin katliamları ciddi seviyelere gelmiş durumdadır. Çocuk işçi ölümlerinin bu seviyelere çıkması ve önlememesi yolundaki tartışma devletin sınıfsal karakterinden bağımsız değil şüphesiz. Ucuz işgücü yaratma yolunda tüm adımlar mubahtır, onların gözünde… Her ne kadar bu adımlar çocuk bedenleri üzerinden atılsa da, bunun egemenlerin burunlarının direğini dahi sızlatacak bir durum olmadığı bilinmelidir.

Pek tabi çocuk işçilik yasaklanmalıdır. Çocuk işçiliğin yasaklanması için esas refomsal olarak atılacak bazı adımlar işçi sınıfının yararına olabilir. Çocuk işçiliğinin yasaklanması demokrasi mücadelesinin sonucunda mümkün olabilecek bir olgudur. Yoksulluk oranı çok ciddi bir boyuta gelen bir ülkede ekonomik temelli ortaya çıkan çocuk işçiliği, yine bunun bir parçası olan demokrasi mücadelesi içersinde daha da insani boyutlara getirilmesi sahiplenilmesi gereken bir taleptir.

(Bir ÖG okuru)

Daha fazla göster

İlgili Makaleler

Diğer içerik
Kapalı
Başa dön tuşu