Manşet

Kani Beko ile Gezi üzerine

İzmir: Gezi Parkı ile başlayıp ülkenin dört bir yanına yayılan isyan dalgası üzerine DİK Genel Başkanı Kani Beko ile görüştük.

 

“Gençler, demokrasi ve özgürlük istiyor”

– Gezi Parkı ile ilgili yorumlarınızı alabilir miyiz?

Kani Beko: Gezi parkında bir platform var. Buradaki arkadaşlarımız ağaçların kesilmemesini istiyorlar. Taksim’deki AKM’nin kesinlikle yıkılmamasını istiyorlar. Bize göre ise; Taksim gibi bir alanda Topçu Kışlası çok çağ dışı bir anlayış. Gençler oradaki canlıları korumaya çalışıyorlar. Orada ağaçlar var. Kediler, kuşlar ve köpekler var. Kısacası yaşam var ve oradaki arkadaşlarımız bu yaşamı korumak istiyorlar.

Gezi parkı insanlarımızın yaşayabileceği, nefes alıp dinlenebileceği bir yeşil alan. Burada iş yapan ve Türkiye’nin her yerini Taksim alanına dönüştüren gençleri ben yürekten kutluyorum. Ancak buradaki mevzu bir park olayı olmaktan çıktı. Burada olay; AKP diktatörlüğüne karşı; gençler sosyal adalet istiyorlar, demokrasi ve özgürlük istiyorlar. Gençler diyorlar ki; “siz bizim yaşam alanlarımıza girdiniz, bizim yaşam alanlarımızdan çıkın, bizi özgür bırakın. Biz ülkenin geleceğiyiz.” Ve gençlik ülkenin geleceğinin AKP tarafından ipotek altına alınmasını istemiyor.

Biz DİSK olarak kamu çalışanları ile ortak bir şekilde; üretimden gelen gücümüzü kullanarak işi bıraktık. Önümüzdeki günlerde de; gençler zor durumda kalırsa, yine aynı sertlikte müdahaleler olursa bizler dün olduğu gibi yarın da gençlerin yanında olacağız. Biz zaten alanda da onlarla beraberiz. Taksim alanında da bir çadırımız var. Tabii üzüntüm; az önce aldığım bir habere göre Ethem Sarısülük arkadaşımız da vefat etmiş. Bu bedel ödenerek verilen bir direniş. 5 arkadaşımız görev şehidi oldu ve on binlerce arkadaşımız yaralandı. Bizler bu direnişin arkasında değil, önünde de değil ama DİSK olarak tam ortasındayız. Onlarla beraber ve onların yanındayız.

 

“Ben bu özlemin içerisindeyim”

– Bir referandum önerisi var Gezi parkı ile ilgili. Sizce ne kadar sağlıklı olur bu referandum?

– Referanduma ben katılmıyorum. Çünkü ortada bir yargı kararı var. Bu yargı kararı var olduğu müddetçe sağlıklı bir referandum olacağını sanmıyorum. Zaten demokrasi demek çoğunluğun hakim olduğu meclis demek anlamına gelmez. Demokrasi azınlıkların söz sahibi olduğu bir yönetme şekli. Bugün hükümetin mecliste çoğunluğu olabilir. Ancak bu ülkede yaşayan herkesin hakları var ve burada da azınlık da olunsa-ki bence değil- buradaki insanların demokratik tepkilerine kulak vermek gerekir diye düşünüyorum.

– Son dönemde gerçekleşen eylemlerin ardından devlet basına ve demokratik kurumlara saldırılarının düzeyini arttırdı. Yine eylemlerde de polis şiddeti arttı. Bu konu ile ilgili yorumlarınız nelerdir?

AKP iktidara geldiği andan bu yana biz bu taşın sert olduğunu biliyorduk. Bu sert taş gelip kafamızı yardıktan ve kanlar içinde bıraktıktan sonra taşın sert olduğunu anlarsak geç kalmış oluruz. Bizim gerçekten AKP hükümetinin bir faşist diktatörlük kurmak istediğini, kendi siyasal ve ideolojik algılayışını ülkede yaşatmak istediğini bizim şimdiden anlamamız ve bir an önce bu AKP iktidarından kurtulmamız gerekmektedir.

Son olarak şunu söyleyeyim: Almanya’da Hitler döneminde; önce Hitler kendi halkını katletti. Daha sonra da; tüm Avrupa ve Dünya’da bir çok halkı katletti. Ama işmdi baktığımızda Hitler yok. Almanya’da şimdi demokrasi ve özgürlük türküleri söyleyenler sokaklarda dolaşıyor. Ben inanıyorum ve güveniyorum bu ülkenin insanlarına; bir gün gelecek ve Türkiye’deki Hitler de olmayacak. O zaman demokrasi ve özgürlük türküleri söyleyenler de bu sokaklarda dolaşacak. Ben de bu özlemin içindeyim.

 

Daha fazla göster

İlgili Makaleler

Diğer içerik
Kapalı
Başa dön tuşu