Makaleler

Sermaye birikimi, yeni kentler ve “çılgın projeler”

Galataport, 3. Köprü, 3. Havalimanı, Kentsel Dönüşüm zincirine bir de Haliçport eklendi. Devasa rakamların havada uçuştuğu bu projelerin sadece rakamsal ifadesi yok. Yeni kent inşa etme, sermaye birikimi gibi ön anlamlar da taşıyor. “Çılgın projeler” bir bir uygulanıyor.

Bu projeler ekseninde yürütülen tartışmalara çevre, doğa tahribatı, kent yaşamı, yaşam alanı gibi birçok başlık altında katılmak mümkün. Fakat bu başlıklar projelerin önceli değil projelerle birlikte ve sonrası oluşacak sorunlardır. Tartışılması gereken başlıklar içinde projeleri gündeme taşıyan neden; sermaye birikimi de olmalıdır.

Kentlerin kapitalist üretim ve yeniden üretim merkezleri, kapitalist çelişkilerin en yoğun yaşandığı mekanlar olduğuna artık aşinayız. Kent ya da merkezi mekanların tarihsel evriminde kapitalizmin rolü daha ayrıdır. Kentler kapitalist sermaye birikim süreçlerine göre biçim almıştır. Kapitalizmin hem üretim hem de tüketim alanı olan kentler, sermaye birikiminin ulaştığı boyutla birlikte, üretim, tüketim ve yeniden üretim döngüsüne en uygun hale getirilir.

Günümüzde sermaye birikiminin gelmiş olduğu boyutla, sermayenin kentlere dair yönelimi, farklı biçimler almıştır. Bu farklılık kapitalizmin eşitsiz gelişim yasasının ürünüdür. Sermaye bir tarafta emperyalist aşamaya ulaşırken, diğer tarafta komprador aşamada kalır.

“Gelişmiş” olarak nitelenen emperyalist ülkelerdeki sermaye birikim oranı ile “az gelişmiş” ya da “gelişmekte” olarak nitelenen yarı-sömürge bağımlı kapitalist ülkelerdeki sermaye birikim oranındaki farklılık yeni kent inşa etme amacına da yansır. Emperyalist ülkelerde sermaye, sermaye fazlasını aktif hale getirmek ve yeniden üretimi sağlamak için yeni kent inşa ederken, yarı-sömürge ve bağımlı kapitalist ülkelerdeki sermaye, sermaye birikimini daha da artırmak için yeni kent inşa eder. Emperyalist Çin sermayesi son yıllardaki ekonomik gelişiminin önemli kısmını içe dönük tüketim ekonomi politikası olduğu, iç tüketimi de yeni kentler inşa etmenin oluşturması, böylece sermaye fazlasının aktif hale getirildiği, sermayeye yatırım alanı yaratılması, emperyalist sermaye yönelimine somut bir örnektir.

Komprador Türk sermayesinin Galataport, Haliçport, 3. Havalimanı ve Kentsel Dönüşümde almış olduğu rol komprador sermaye yönelimine örnektir. Bu yönelik Türk sermayesinin hem birikim sağladığı (3. Havalimanına verilen teklif 22 milyar 152 milyon Euro) hem de birikimi daha da artırma yönelimidir.

Yeni kent inşasını doğrudan sermaye birikim süreci belirler. Türk sermayesi de sağlamış olduğu birikim oranı bugün adı anılan projelerle yeni kent ihtiyacına yansıyor. İstanbul merkezli yeni kent istemi, mevcut kent yapısının Türk sermayesi açısından üretim ve yeniden üretim için talebi karşılamadığı, üretim sürecinin ve meta dolaşımının, dolayısıyla sermaye hareketinin daha hızlı döneceği bir kent yapısının gerekli olduğunun ifadesidir.

Uluslararası sermayenin faaliyetleri ve komprador Türk sermayesinin boyutu, İstanbul merkezli kendine yeni bir kent inşa ediyor. Adı anılan projelerin kapsamı, projelerin propagandasında yer alan İstanbul ya da Türkiye için değil, tamamıyla büyük sermayenin istemi, ihtiyacı ve azami kârı içindir. Kâr için sermaye, ne yeşile ne yaşam alanına ne de kentlerde yaşayanların ihtiyaçlarına bakar. Ne doğaya, ne de doğanın tahrip olmasına aldırış eder. Tek amaç vardır, daha fazla kâr, daha çok sermaye birikimi. Galataport, Haliçport, 3. Havalimanı-Köprü hepsi sermaye birikiminin ürünü ve onun ihtiyacı içindir.

Bir ÖG okuru

Daha fazla göster

İlgili Makaleler

Diğer içerik
Kapalı
Başa dön tuşu