Kültür&Sanat

Yılmaz Güney İsviçre’de anıldı

 

Ölümünün 28.Yılında, büyük usta, devrimci sanatcı Yılmaz Güney 22 Eylül 2012 tarihinde İsviçre’nin Fribourg şehrinde yapılan bir etkinlikle anıldı.

Burasida  orası  gibi  olmalı,

kentlerin  hain  sokakları  dağ  kokmalı,

elleri Partizan

dilleri  Partizan

yüreği  Partizan olmalı,

burasida orasi  gibi  şaha  kalkmalı…

Sözleriyle başlayan etkinlikte Yılmaz Güney şahsında tüm Devrim ve Demokrasi şehitleri için yapılan saygı duruşundan sonra, Yılmaz Güney’e atfen hazırlanan sinevizyon gösteriminin sunumuna gecildi.

47 yaşında Paris’te yaşama veda eden ve son günlerinde “üc ay daha ayaga kalksam yeter” diyen büyük ustanın yaşamından, mucadelesinden kesitler anlatan gösterim ilgi ile izlendi. Ardindan, devrimci sanati, devrimin hedefleri dogrultusunda sürdürülen mucadeleden bagımsız düşünemeyiz şiarıyla yola çıkan Grup Şiar’ın müzik dinletisi Verdi.

Partizan adına  yapılan konuşmada Partizan temsilcisi; Ben sanatsal mücadelemi siyasal mücadeleden, anti-faşist, anti-emperyalist mücadeleden ayrı görmüyorum“ „Diyen büyük usta devrimci sanatcı Yılmaz Güneyin aramızda ayrılışının 28. Yılında bir kez daha onu saygıyla anıyoruz.“

„Türkiyede sanatcı olmak, her türlü baskıya maruz kalmak, Sivas‘ta oldugu gibi yakılmak, degerli kürt araştırmacı Musa Anter, Ermeni gazeteci Hrant Dink’ler gibi faşizm tarfından bizzat öldürülmek demektir.“ „Enver Gökce, Hasan Hüseyin Korkmazgil, Ahmet Arif, Kemal Tahirler  gibi bir çok aydın-devrimci sanatcı ömürlerinin cogunu zındanda gecirdiler. Bu anlamda Türkiye‘de sanat ve bilimsel bir  arastırmacılıktan söz edilmesi mümkün degildir.“ „12 Eylül‘ün en karanlık günlerinde tedavisi faşist cuntacılar tarafından engellenen Ruhi Su gibi değerli sanatcılarımız ise ölüme terk edildi.“ „ Yine Yılmaz Güney, Nazım Hikmet ve Ahmet Kaya ise  sürgünde hayata gözlerini yumdular“

„Faşizmin istedigi sanatcı ve araştırmacı tipi; devletin yanında olan ve halkı uyutan kişiledir.  İste Yılmaz Güney devletin „sanat“  yaklaşımlarını red ederek safını ezilenlerden yana koymus büyük bir devrimci sanatcıydı.“

„İnsanlığın geleceği için 40 yıllık ateş hattında burjuva-feodal faşist devletin asker ve sivil gücleri ile geçen amansız ve uzun süreli kavgada, ölümsüz bir dava için „ölme onuruna“ erişenleri ve yine kültür – sanat şehitlerini bir kez daha saygıyla anıyoruz“ dedi.

Temsilcinin konuşmasından sonra programa Burjuva yaşamın yaratmaya çalıştıgı yoz kültüre, yoz insan tipine karşı halkın kendi öz kültürünü yaratma ve bu kültürle şekillenen özgür insanı yaratma mücadelesinde, bir soluk olan halkın sanatcısı ve değerli dostumuz Pınar Aydınlar sahnede yerini alarak anma etkinliği, özgürlük türkülerinin çoşkusu ve halaylarla sona erdi.

(İsviçre Partizan)

 

Daha fazla göster

İlgili Makaleler

Diğer içerik
Kapalı
Başa dön tuşu