Güncel

(İzlenim)Basit mi sandınız öyle 10 devrimciyi teslim almayı?

15 Nisan 2015’den beri tutuklu olan 10 devrimci ilk duruşmalarına çıktı. Sanıklardan kimisi TC faşizminin zindanlarında senelerce hapis yatmış, kimisi Diyarbakır Hapishanesi işkencehanelerinden geçmiş ve kimisi ölüm oruçlarında ölümle pençeleşmiş ama yinede teslim olmamış… Bu insanları TC işbirliği ile esir alan alman devleti devrimcilerin boyunlarının eğilmeyeceğini ve ne kadar umut dolu oldukları gerçekliği ile bir kez daha karşı karşıya kaldı.

 

Yoldaşlarımızı sindirebileceğinizi cidden düşündünüz mü?

Mahkeme salonuna getirilirken yoldaşlarımız ayaklarına ve kollarına takılmak istenen kelepçelere direnerek ve taktırmayarak mahkeme günü ilk şamarı yapıştırmışlardı suratına faşizmin. Teröristlere ve seri katillere mahkeme salonlarında takılan bu zincirler neden mi devrimcilere takılmak isteniyordu? Çünkü kamuoyunda devrimciler birer terörist gibi gösterilmek ve böyle bir algı yaratılmak isteniyordu. Salona ilk girişlerinde yumrukları havada sloganları haykıra haykıra girdiler. İçerde hücreleri parçalamışlardı çünkü umudun çocukları. Yerel haber kaynaklarında: “ilk defa bu salona yumruklar havada giriliyor ve izleyiciler devlet terörünün onları sindiremeyeceğini belirtiyorlar“ sözleri yer buluyordu bugün ki davanın haberinde. Salona tek tek alınırken her biri havada yumrukları, yüzlerine kondurdukları o gülücükleri ve umut dolu bakışları ile geliyorlardı. Umut saçıyorlardı gülümsemeleri ile.

Müslüm Elma’nın söylediği: “Biz devrimciyiz. Boyun eğmedik, eğmeyiz de! Emperyalizmin işbirlikçilerinin mahkemelerini tanımıyoruz!“ sözü kısa bir aynaydı belki devrimcilerin mahkeme salonundaki tutumundan.

Mehmet Yeşilçalı’nın, “4 yaşındaki oğlum Ronî neden camların arkasında babasını görüyor diye yumrukluyor? Ve bir gün o camları o kıracak“ sözü ise özetliyordu tüm günü!

Daha fazla göster

İlgili Makaleler

Diğer içerik
Kapalı
Başa dön tuşu