Güncel

685. HAFTA | “Adalet istemekten asla vazgeçmeyeceğiz”

685 haftadır Galatasaray Meydanı’nda buluşan Cumartesi Anneleri,  4 Mayıs 1992 tarihinde gözaltında kaybedilen Soner Gül ve Hüsamettin Yaman‘ın akıbetinin açıklanması isteyerek, adalet talebinde bulundu.

İstanbul: Cumartesi Anneleri 685. haftasında Anneler Günü dolayısıyla Galatasaray Meydanı’nda çocuklarını ararken yaşamını yitiren Anneleri andı. 1992 tarihinde gözatında kaybedilen Soner Gül ve Hüsamettin Yaman’ın akıbetinin açıklamasını istedi.

Failler belli kayıplar nerede?” yazılı pankart ve karanfilleri ile oturma eylemi yapan Cumartesi Anneleri’ne, bu haftaki eylemde HDP milletvekili Hüda Kaya ve CHP İstanbul kadın kolları da destek verdi. Eylemde ayrıca, pankartın üstünde çocuklarını ararken yaşamını kaybeden Cumartesi Anneler’inin fotoğrafları ve beyaz tülbentler de konuldu.  Kayıpların fotoğraflarının taşındığı eylemde, evlatlarını ararken yaşamını kaybeden Cumartesi Anneleri de unutulmadı.

“Emanetleriniz emanetimizdir”

Eylemde ilk olarak Hayrettin Eren’in kaerdeşi İlkbal Eren konuştu. İlkbal annesi Elmas Eren’in “26 yıldır emek verdim büyüttüm oğlumu bu topluma faydalı insan olarak yetiştirdim. Ama Hayrettin’in tarzı bu ülkenin işine gelmedi ve devletten tarafından katledildi. 38 yıldır oğlumu arıyorum 38 yıldır Hayrettin Eren nerede diye sordum. Bugün aranızda değilim. Sağlığım yerinde değil. Asla oğlumdan vazgeçmeyeceğim” şeklindeki mesajını paylaştı. Eren, “Annemin mesajını getirdim size. Yaşamını kaybeden annelerimiz var. Evlatlarını ararken yaşamını kaybeden annelerimiz var. Emanetleriniz emanetimizdir” dedi.  Eren konuşmasını, Anneler Günü dolayısıyla Güzel Ana’yı (Şahin) anarak sonlandırdı.

Anneler Günü’nü ağızlarına almasınlar, yakışmıyor”

1995 yılında İzmir’de gözaltında kaybedilen Murat Yıldız’ın annesi Hanife Yıldız, “Oğlum kaç yıldır Anneler Günü’mü kutlamıyor” diyerek başladı. Yıldız konuşmasının şu şekilde sürdürdü; “Seçimde geliyor yeni yeni adaylar var. Kimse bizden söz etmiyor. Biz Berkin Elvan’ın duruşmasına gittik orada tam bir tiyatro vardı. Bunlar birbirlerini tanımıyorsa ülkeye ne kadar faydalı olacaklar. Yüreklerimizi yakanlar bu acıyı bize yaşatanlar o ‘Anneler Günü kutlu olsun’ demeyi ağızlarına almasınlar. Ağızlarına yakışmıyor.”

“Taybet Ana’yı mı anacaklar?”

Ardından konuşan Hanım Tosun ise, “Yarın herkes annelerinin elini öpmeye gidecek. Bazı analar var bazı çocukları yok, çocukları yaşayanların da anneleri cezaevinde. Biz burada oturan analar, hep kayıp yakınlarıyız kayıp eşleri kayıp babaları burada oturuyoruz. Ülkeyi yönetenler yarın ‘Anneler Günü kutlu olsun’ diyecek. Hangi anaların gününü kutlayacaklar. Bebekleri ile cezaevine giren analar mı? Cemile’yi buzdolabında saklayan o anne mi? Taybet Ana’yı mı anacaklar?” dedi.

Tosun son olarak, “Biz bu katillerin peşini bırakmayacağız. Meydanlarda olan biziz, acı çeken biziz. Bize bir gün mutlaka ve mutlaka o hesabı verecekler” dedi.

“Bir insanın yüreğini cehenneme çevirdiğiniz kadar cehennemliksiniz”

Eylem HDP İstanbul Milletvekili Hüda Kaya‘nın konuşmasıyla devam etti. Kaya, “Annelere cehennemi yaşatıyorsunuz”  sözlerini şöyle sürdürdü: “Kadınların acısının inancının kimliği yoktur. İnancım adına şunu tekrar teyit etmek istiyorum öyle cennet ayaklar altında sahte inanç söylemlerine girmesin. Siz bir insanın yüreğini cehenneme çevirdiğiniz kadar cehennemliksiniz. İnançların tümünün özü budur. Bundan gayrisi yalandır, erkekçidir, erildir iktidarcıdır. Bizim analarımızın acısına sahip çıkmaya, yolunu takip etmeye adaletini gerçekleştirene kadar mücadeleye devam edeceğiz.”

“Katliamların bedellerini ödeye ödeye geliyoruz”

Hüda Kaya’nın ardından Hüsamettin Yaman’ın ağabeyi Feyyaz Yaman, “Yarın anneler günü, Anneler gününü kutlamanın semnolü olan karanfil, 685 haftadır bu meydanda kayıp mezarlar için kırmızı karanfil sembolü olabilir ama bu meydanda acılarımızın sembolüdür” dedi. Kardeşi Hayrettin’in ve Soner’in gözaltında kaybedilişini adalet sorunu olarak tanımyan Yaman, “Bu Türkiye Cumhuriyeti’nin utanç sorunudur” diye ifade etti. Kardeşi Yaman’ın 12 Eylül çocuğu olduğunu ifade eden Yaman, “12 Eylül ile yüzleşemeyenler olarak hala bunun acılarını yaşıyoruz. Cizre, Ankara, Silopi, Suruç’un katliamların bedellerini ödeye ödeye geliyoruz. Bu meydan bunların hesabını soracaktır. Burayı hiç bir toprak dolduramayaccak” diye konuştu.

“Hüsamettin Yaman ve Soner Gül için adalet istemekten asla vazgeçmeyeceğiz”

Basın açıklamasını Cumartesi Anneleri adına Hasan Ocak’ın ablası Maside Ocak okudu. Ocak, “685. buluşmamızı anneler günü öncesinde gerçekleştiriyoruz” dedi. Yaşamını yitiren anneleri “Mücadelenizin devamcısı olmayı sürdüreceğiz” diyerek selamlayan Ocak, taleplerinin açık ve net olduğunu söyleyerek ekledi; “Güvenlik güçleri tarafından gözaltına alındıktan sonra kaybedilen evlatlarımıza ne olduğunu öğrenmek ve onları kaybedenlerin tarafsız ve bağımsız bir yargılama faaliyeti sonunda cezalandırılmalarını istiyoruz.Annelerin düşlerini evlatlarının mezarlarına ulaşmak ile sınırlayan bu hukuk dışı, insanlık dışı sisteme itiraz ediyoruz.”

Anneler günü vesilesiyle bir kez daha kamuoyuna seslenen Ocak, “Bizi mezarsız bırakanlara, taleplerimizi görmezden gelenlere karşı sessiz kalmayın. Bu toprakların bütün evlatlarının özgür, eşit, adil bir biçimde yaşayabilmesi adına, vicdan adına, adalet adına, insanlık adına ‘herkes için adalet’ diyerek itiraz edin” diye konuştu. Yaygın insan hakları ihlallerinin yaşandığı, kötülüğün sıradanlaştığı bir ülkede hiç kimsenin evladının güven içinde yaşamasının mümkün olmadığını söyleyen Ocak, “Kötülük görmeme hakkımıza sahip çıkmak insan olarak herkesin görevidir” dedi.

Hüsamettin Yaman ve Soner Gül’ün akıbetlerinin açığa kavuşturma ve tüm faillerin cezalandırılmasını sağlama yükümlülüğunü yerine getirme çağrısında bulunan Ocak, “Hüsamettin Yaman ve Soner Gül için adalet istemekten asla vazgeçmeyeceğiz” dedi.

 

Daha fazla göster

İlgili Makaleler

Diğer içerik
Kapalı
Başa dön tuşu