Manşet

DDSB sınıfın mücadelesinin neresinde?

İzmir: Geleneksel DDSB 4. Eğitim kampı İzmir’de 13 Ekim günü çeşitli illerden DDSB aktivistlerinin katılımıyla başladı.

 

1. GÜN

5 gün sürecek olan eğitim kampının 1. günü kampın daha işlevli ilerlemesi için yapılan toplantıyla başladı. Kampta yürütülecek canlı tartışmaların önümüzdeki faaliyet sürenin örgütlenmesine önemli katkı sağlayacağının üstünde duruldu.

Eğitim derslerine dair usul önerileri alınan toplantıda ayrıca akşamları kültür-sanat çalışması organize edecek bir bileşen oluşturuldu. Ayrıca oluşturulan bileşen akşam “Umut” filminin gösterimini yaptı.

 

2. GÜN

Eğitim kampının 2. gününde ise “Taksim direnişi, rolümüz ve öğrettikleri” ve “Taksim direnişinin işçi hareketiyle ilişkisi” başlıkları altında tartışmalar yürütüldü.

Toplantının birinci kısmında, farklı illerden gelen DDSB’liler Gezi direnişinin çıkışına dair değerlendirmelerde bulunarak, alanlarındaki sürece dair bilgilendirme yaptılar. Direnişle alanlarda nasıl ilişkilenildiğine, sürece nasıl müdahale edildiğine ve sürece dair öz eleştirel yapılan konuşmalarla birçok alan da ki yaşanan deneyimler paylaşıldı.

Toplantının ikinci kısmında ise işçi sınıfının direnişteki rolüne dair değerlendirmeler yapıldı. Bu kısımda yapılan konuşmalarda ise çoğunlukla, işçi sınıfının direnişte yer almasına karşın,  talepleriyle, örgütlülükleriyle alanlarda olmadığına dikkat çekildi.

Sendikaların direnişe kayıtsız kalışı, yaptığı bir kaç “vicdan rahatlatma” eylemleri dışında rolünü üstlenmekten geri durmasına dikkat çekildi.

Akşam saatlerinde ise Gezi direnişinde gençliğin rolü konulu bir “Gençlik Forumu” düzenlendi. Forumda geçmişte apolitik kuşak olarak görülen, öğrenci gençliğin “orantısız zeka” gibi örneklerle direnişteki dinamik rolüne dikkat çekildi.

Aynı zamanda çoğunluğunu işçi gençliğin oluşturduğu “semt gençliğinin” militan kararlı duruşuyla direnişteki önemli bir kesimi oluşturduğu belirtildi. İşçi gençlikle ilişkilenme ve örgütlenmesi üzerine yapılan canlı tartışmalarla forum akşam saatlerinde sonlandırıldı.

Forumda Yeni Demokrat Gençlik’ten katılan konuşmacı, bu isyanda eksik kaldıkları noktalara vurgu yaparak, gerek sosyal medya gerek gençliğe dair önümüzdeki sürece dair çeşitli çalışmaları olduğu vurgusunu yaptı.

Forumun ardından kültür-sanat komisyonu tarafından organize edilen bir müzik ve şiir dinletisi yapıldı.

 

3. GÜN

Bugünün tartışılan konu başlığı “Üretim ilişkileri sınıfın yapısı ve yasal düzenlemeler” oldu. Önce Türkiye’de üretim ilişkileri, işçilerin fabrikalardaki parçalı durumuna vurgu yapan, kapitalizmin uyguladığı ayrımcı politikalar sonucu işçiler arası oluşan güvensizlik vb konular hakkında bir sunum yapıldı.

Sonuç üretim parçalı hale getirildi. İşçi sınıfının örgütlenme olanakları dağıtılıyor. Sendikalar bunu ekonomik talepleri dahi yerine getiremiyor. Fiili-meşru mücadele esas alınarak hareket etmek gerekiyor. Uluslararası ayağının ciddi bir biçimde ele almak gerekiyor” sözleri ile sona eren sunumun ardından söz salondaki DDSB’lilere verildi.

Salondan söz alan pek çok konuşmacı işçilerin kadrolu, kadrosuz, sözleşmeli, özel sektör, sendikalı sendikasız, usta-işçi vb onlarca parçalı gibi durumu ortadan kaldıran, işçilerin birleştiren, politikalar ve çalışma tarzı izlemesi, kısmana kendi bulunduğu çalışma alanından örnek vererek buna göre bir politik hat ve çalışma belirlenmesi gerektiğini vurguladı.

Esas alınan fiili meşru mücadelenin altını doldurarak bu hatta bir ilerlemeye dikkat çekildi.

Birinci dersten sonra verilen aranın ardından işçi sınıfının oranı, sendikalı olanların, işsizler, vb pek veri sunularak var olan gerçeklik üzerinden DDSB’nin tavrının ne olması gerektiği üzerine uzun tartışmalar yaşandı.

DDSB’nin var olan geleneksel, klasik tarzından Gezi’nin öğrettiği gibi kopması yeni bir anlayışla örgütlenme yaratması gerektiği ve buradan doğru kendini tanımlayan daha merkezileşmiş, kurumsallaşmış, politik dil ve örgütlenme anlamında bir yapıya kavuşmasına vurgular yapıldı.

Kazlıçeşme direnişini yaratan anlayış yeni döneme ve yeni koşullara ayak uyduramaması bu yeniye ayak uyduramama açmazımızı aşmadığımız sürece ne kadar yeni sendika kurarsak kuralım başarı şansımız olmayacaktır” diyen bir konuşmacı kopuşun sendikalardan, mevcut algımızın değişmesi gerektiğine dikkat çekti.

DEV-SAĞLIK İŞ gibi bir örnek verilerek bu çalışmaların incelenmesi ve öğrenilmesine gerektiği vurgulandı ve DDSB’nin çalışmalarının somuttan doğru tartışılmasının önemli olduğunun altı çizildi.

Akşam saatlerinde programın okunması sırasında yapılan bir tiyatro gösterimin ardından programın okunması ile 3. gün sona erdi

Daha fazla göster

İlgili Makaleler

Diğer içerik
Kapalı
Başa dön tuşu