Makaleler

Eylemlere “ileri demokrasi” müdahalesi

Gezi Parkı’na yapılmak istenen Topçu Kışlası ve AVM’ye karşı eylemlerle fitili ateşlenen ve ülkenin dört bir yanında günlerdir süren eylemlere “ileri demokrasinin” beşiklerinden TC’nin “müdahalesi” sonucu beş kişi yaşamını yitirdi, binlerce kişi yaralandı, onlarcası ise halen hayat mücadelesi veriyor.

Devlet terörü sonucu Mehmet Ayvalıtaş, Abdullah Cömert, Ethem Sarısülük, Zeynep Eryaşar isimli direnişçiler ve İrfan Tuna isimli işçi yaşamını yitirdi. Ayvalıtaş 1 Mayıs Mahallesi’nde bir aracın eylemcilerin arasına dalması sonucu, Cömert başına atılan gaz kapsülüyle, Sarısülük polis tarafından başına sıkılan kurşunla, Tuna ve Eryaşar ise atılan yoğun biber gazı nedeniyle kalp krizi geçirerek yaşamlarını yitirdiler.

Eylemlerde 2500 kadar kişi gözaltına alındı. Sosyal medya üzerinden direnişe katılım çağrısı yaptıkları gerekçesiyle operasyon düzenlenerek Adana’da 12, İzmir’de 34 kişi gözaltına alındı. 11 Haziran günü gerçekleştirdikleri saldırıda SDP binasının basılması sonucu gözaltına alınanlardan 4’ü tutuklandı.

Türk Tabipler Birliği (TTB)’nin yayımladığı verilere göre 12 Haziran tarihine kadar13 ilde gerçekleşen eylemlerde devlet terörü sonucu en az 7478 kişi yaralandı. İstanbul’da 4345, Ankara’da 1328, İzmir’de 800, Antakya’da 161, Adana’da152, Eskişehir’de 300, Muğla’da 50, Mersin’de 17, Bursa’da 2, Balıkesir’de 155, Kocaeli’nde 10, Antalya’da 150, Rize’de 8 kişi yaralandı. Yaralıların arasında çok sayıda ağır yaralı da var. Birçok yerde ambulansların gelmemesi, polis ablukası ve tedavilerin engellendiği göz önünde bulundurulursa yaralı sayısının bunun çok üzerinde olduğu da kuşku götürmez. 5 kişinin de hayati tehlikesinin devam ettiği yayımlanan veriler arasında. Yaralanmaların büyük çoğunluğu atılan kimyasal gazlardan, gazların kapsülünden, plastik mermilerden, doğrudan darp ve tazyikli sudan kaynaklandı. Yaralıların büyük çoğunluğunun vücutlarının çeşitli yerlerinde kırıklar var. Yaralanan onlarca kişi kafa travması geçirdi ve 10 kişi gözünü kaybetti.

 

Biber gazının yan etkisi; Müezzinoğlu

Yaralı sayısından memnun olmayan devlet, gönüllü sağlıkçılar tarafından yaralıların tedavilerinin yapıldığı birçok revire doktorların ve hastaların bulunduğu sırada gaz bombaları attı. Diğer yandan Sağlık Bakanlığı tedavilerin gerçekleşmesini engellemek için adımlarını hızlandırılıyor. Sağlık Bakanı “Dr.” Mehmet Müezzinoğlu yaptığı açıklamayla eylemcilere sağlık hizmeti vermenin, revir oluşturmanın hukuki olmadığını ve yasal sürecin başlatılacağını belirtti. Açıklamadan birkaç gün sonra Sağlık Bakanlığı, gönüllü doktorlar hakkında soruşturma başlattı. Öte yandan da bakanlıkça yaralıların kimlik bilgileri kopyalanarak fişleniyor. Örnek ileri demokraside modern sağlık anlayışı…

 

Sıra dışı vali, Avni

“Gençler, Gezi parkında kuş sesleri, ıhlamur kokusu ve arı vızıltısıyla huzurlu bir sabah varmış doğru mu? Aranızda olmak isterdim” diyen ve tablonun bütününden okuyunca korku filmlerindeki şizofreni hastası katillerin repliklerine benzeyen bu açıklamada İstanbul Valisi Avni Mutlu’dan. Sözlerin söylenmesinden 2 gün sonra Taksim Meydan’a ve Gezi Parkı’na polis saldırıları oldu. Yüzlerce kişi gözaltına alındı, bini aşkın kişi atılan kimyasal gazlardan, gaz kapsüllerinden, plastik mermiden, ses bombalarından yaralandı. 70’i aşkın kafa travması yaşandı ve 2 kişi gözünü kaybetti. Ama Mutlu saldırıların hemen ertesinde bir dizi açıklamalar yaparak, “vali amca” olarak gençlerle görüşmeye, taleplerini dinlemeye hazır olduğunu ve Gezi Parkı’na da gitmek istediğini tekrar vurguladı. Korku filmlerini aratmayan ileri demokrasinin bir gerçeği de Avni Mutlu.

Bu açıklamaları Başbakan’ın, diğer bakanların, sanatçıların açıklamalarıyla uzatmak mümkün. İçerik bakımından ciddiye almaya kalkışılırsa, içerisinden çıkılmaz vahimlikte bir tablo. Dünyadan bihaber “sanatçılarla” görüşüp Gezi Parkı konuşan marjinal Tayyip, değil yeminden Hipokrat’ın varlığından dahi haberdar olup olmadığı şüpheli Sağlık Bakanı, ıhlamur kokusunu sorup İstanbul’u gaza boğan sıra dışı vali… “İleri demokrasi”nin nezih ileri gelenleri…

Devlet terörü sonucu 5 kişi yaşamını yitirdi, binlerce kişi yaralandı ve bir o kadar kişi gözaltına alındı. Milyonlarca kişi sokaklarda öfkesini haykırdı. Faşist TC’nin bütün saldırılarına karşın direniş ayakta kalmayı başardı ve devam ediyor. Anlamsız açıklamalar, tehditler, eylemlere uygulanan terör; egemenleri saran büyük korkuyu ve paniği alenen gösterdi. Halkın öfkesi yıkıp geçmedi ama gediği açtı. Görüldü ki yıkılması da uzak değil ve faydası yok bu korkunun, paniğin.

Daha fazla göster

İlgili Makaleler

Diğer içerik
Kapalı
Başa dön tuşu